Türkiye son yılların en stersli günlerini yaşadı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Çankaya daki koltuk Türkiye'yi gerginliğin ortasına taşıdı. Türkiye de milyonlarca koltuk var iken Çankaya daki koltuğun bu kadar öne çıkması devlet bürorasisindeki genel etkisi nedeniyledir.
Sayın Sezer döneminde gördük. Rektör atamaları genellikle en çok oyu alan değil de Cumhurbaşkanı'nın seçtiği oldu. Türkiye de Genel Kurmay Başkanlığı muhtıra yayınladı muhtarlar bile demokrasi derken Rektörler muhtırayı savundu.
Muhtıraya karşı olmak Genel Kurmay Başkanlığına ve askere karşı olmak olarak algılanmamalıdır. Muhtıranın yanında olduğunu ima eden söyleyen insanların genel olarak bu ülkeyi ve güçlü ordusunu sevdiklerine inanmıyorum. Bir çoğu Türkiye için özel emelleri , çıkarları olan insanlar.
Bu ülkenin askerine , ordusuna saygı duyan seven insanlar çocuklarını vatana feda etmiş insanlardır. Ülke için tüyünü feda etmemiş insanların bu ülkeyi seviyorum söylemleri YALANDIR.
AKP tüm girişim ve icraatlarında pürü pak ve basiretli değil. TSK kendi içinde bir başçavuşunun eşinin başörtülü olmasını istemediği bir dönemde Çankaya için Abdullah Gül'ü belirlemek basiretsizlik.
Çevresinde türlü entrikaların kol gezdiği ülkemizde kaybedecek saniyemiz dahi yoktur. Ekonomi geçen dört yıl içinde kağıt üzerinde düzelmiş ticari hayat tam anlamıyla durgunlaşmıştır.
İş dünyasında gerçek anlamda yaprak kıpırdamamaktadır. Esnaf stopaj vergilerini, çalışanlarının SSK pirimlerini dahi ödeyememektedir. Bir çok iş yeri bu ödemeleri yapamadığı için Maliye Bakanlığı tarafından haczedilmektedir.
Atatürk'ün hüzünlendiği manzara binlercedir. Atatürk korumalarını atlatarak köşkten Fethi Conker ile birlikte kaçar. Çift sürerken sabanın bir tarafına öküzü, diğer tarafına da kendini bağlayan köylüyü görür. Köylüye sorar baba nerde öküzün teki ?
Devlet aldı.
Devlet çiftçinin öküzünü alır mı ?
Alır beyim , vergimizi veremedik devlette öküzün birini aldı.
Gelişen olayları daha önceki yazımızda anlatmıştık.
Şimdi devlet öküzün tekini değil ikisini hatta sabanı, boyunduruğuda birlikte alıyor ve esnaf aç kalmaya mahkum ediliyor.
Sanılmasın bu durum AKP hükümetine yüklenen bir suç. Bu suç ve vebal AKP öncesindeki iktidarların boynundadır. Bu gün beyaz gömleği ile etkili nutuklar atan 1980'li yılların Baykal'ı Cem Uzan milletin gözünde aklanmamıştır.
İmar Bankasında batan paralar gariban halkın paralarıdır. Halk batan paralarını devletten istese de borç Uzan ailesinindir. Vebal de Uzan ailesine aittir.
Mahkemelerde aklandım benim vebalim yok diyebilirsiniz. Ancak bir vatandaş olarak gelişen olaylardan tatmin olmadım. Bir çok vatandaşta bu şekilde düşünmektedir.
Cem Uzan'ın CHP ile ittifak arayışları tam yerindedir ve gerçek anlamda örtüşmektedir. Genç Baykal ile yaşlı Baykal bir ipte oynar mı bilemem.
Son gerginliğin mimarı olan CHP ve diğer muhalefet halkın gözünde sıfırlanmıştır. Artık istediği ittifakı yapabilir.
Netice değişmez.
Erken seçim diyerek televizyon ekranlarından bağıranlar şu anki yüksek ses performansını seçim sonrası bulamayacaktır. O nedenle son kez bağırarak seslerini kasetlere kayıt etmelerini öneriyorum. Daha sonra mazide biz neydik demeleri torunlarına hey gidi günler hey diyerek anlatmaları için.
Tayyip Erdoğan ikinci kez . AKP ilk kez gadre uğradı. Şimdi hem partisi hem de lideri haksızlığa uğramış bir siyasi oluşum genel seçimlere gidecek. Oy oranı % 45 in üstüne çıkarsa kimse şaşırmasın.
Anavatan Genel Başkanı Mumcu illa Cumhurbaşkanı'nı halk seçsin diyordu. Abdullah Gül ilk defa evet Cumhurbaşkanını halk seçsin dedi.
Bu atmosferde yapılacak seçimde yine AKP'nin gösterdiği aday halkın ezici çoğunluğu ile seçilecektir. Baykal ve nesli tükenmiş demokrasi katilleri bu gelişme karşısında ne yapacaklar ?
Kendi başarısızlıklarını örtmesi için askere mi yalvaracaklar. Sayın Baykal son bir yıldır askere yalvarıyor. Biz battık bari siz dur deyin diyerek askeri demokrasi dışına çıkararak beceriksizliğini halka yutturmaya çalıştı.
Yine bir yazımda demiştim " Paşalar kendi içlerinde inanılmaz eğitimli ve zeki rakipleri ile başarılı iletişim içinde olmalılar aksi halde Genel Kurmay Başkanlığı koltuğuna oturamazlar."
Son gelişen olaylar da ince zeka ürünü olarak öne itilen sorumlu paşa kim ise, rakibi bir ince zekanın mağlubu olarak bekledidği makamı kaybedecektir.
Tüm bu olayları tepeden kontrol eden bir güç dengesi var ise planı başarılı oldu. Artık istediği siyasi parti iktidara gelebilir. İstediği isim de cumhurbaşkanı seçilebilir.
Bu gerçeği farkeden Baykal göreceksiniz genel seçimi ve Cumhurbaşkanı nı halkın seçmesi fikrini benimsemeyecektir.
İlk defa yanılırsam sağ üst dişlerimden en kıymetlisini maharetli bir bayan diş hekimine kırdıracağım.