Manşet: WEB SİTESİ OLMAYANLARA FIRSAT


Baş ağrıları, tümör habercisi olabilir

Sık görülen baş ağrıları, tümör habercisi olabilir

PROF. DR. KADİR TAHTA*

Baş ağrısı, beyin tümörlerinde görülen en önemli belirtidir. Toplumumuzun yarısında yaşamlarının belli bir döneminde baş ağrısı görülmektedir. Genelde bunlar uyuyunca hafifleyen baş ağrılarıdır. Kafa içi basıncına bağlı baş ağrıları ise devamlıdır ve sabahları kalkınca artar. İnsanlığın varlığından bu yana görülen beyin tümörlerine teknolojinin gelişmesi ile daha sık tanı konmaya başlamıştır. Ancak tümörler aynı performansta tedavi edilememektedir.

Beyin tümörü kafa içinde basınç artışı yaptığı için baş ağrısı en önemli bulgularından birisidir. Her tümörde baş ağrısı olacak diye bir kural yoktur. Günlük sabah başlayıp akşama doğru artan baş ağrılarında beyin tümöründen uzaklaştırmaktadır.

Sabahları artan baş ağrısına bulantı ve kusmalar eşlik ediyorsa basınç artışı belirtisi olup ciddiye almakta yarar vardır. Halk arasında sara nöbeti olarak bilinen epileptik nöbet yirmi yaşından sonra ortaya çıktı ise bu da önemlidir. Çocuklarda bulantısız, fışkırır tarzda kusmalar erken tanı yönünden önem taşır. Her baş ağrısını tümör olarak değerlendirmek de uygun değildir. Ancak baş ağrısı uzun süre devam eden kişilerin bir kez olsun böyle değerlendirilmelerinde yarar vardır. Beyin tümörlerinin iyi ve kötü huylu tipleri bulunmaktadır. İyi huyluları yıllar içinde büyür. Kötü huylu olanlar ise aylar, hatta haftalar içinde kişinin yaşam kapasitesini geriletir.

Tanıda, manyetik rezonans görüntülemenin (MR) yeri tartışmasızdır. Tedavide ana kural tümörden alınan parçanın mikroskopik incelemesi ve maksimum seviyede boşaltılmasıdır. İyi huylu olanlardan özellikle menenjiomlarda tümörün tamamen çıkarılması sonrasında yıllar içinde yenilenip yenilenmeyeceğnin kontrolü yapılmalıdır.

Cerrahi müdahaleyi mikroşirürjikal yöntemle ve modern anestetikler ve anestezi ile yüzde 1 gibi mortalite ile gerçekleştirmek mümkündür. Hücrelerinde hareketlenme görülenlerde radyoterapi ve kemoterapi önemlidir. Hasta, ailesi ve hastanedeki ekip bir bütün olarak olaya eğildiklerinde tedavide başarı şansı yükselmektedir. Nükseden tümörlerde yine aynı kararlılıkla tedavi edilmektedir.

Vücudun başka yerinden özellikle akciğer, meme gibi organlardan sıçrayan metastatik tümörler ve beynin vahşi tümörü olan glioblastomada başarı şansı hâlâ kısıtlıdır. Son aylarda beyin tümörlerine karşı kök hücre ile aşılamalarda medyada parlak sonuçlar alındığı bilgisi sunulsa da malign tümörlerde kişiye bir-iki aylık ömür ilave ettiği belirtilmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------


Beyin tümörü açısından risk taşıyanlar kimlerdir?

* Çocuklar ve yaşlılar

* Lösemi tedavisi gören çocuklar

* Kanser tedavisi için ışın almış hastalar

* Genetik anormalliği olan hastalar

* Ailesinde beyin tümörü öyküsü olan hastalar

* Bazı genetik hastalığı bulunanlar

* Petrol ve petrol ürünleri, nükleer yakıtlar, ziraat ilaçları gibi kimyasal ajanlar ve elektromanyetik alana maruz kalanlar. Bu durum özellikle anne karnında ve bebeklikte önemlidir.

* Bağışıklık sistemi bozukluğu olanlar. Organ nakli olanlar ve AIDS hastası olanlar serebral lenfoma riski altındadırlar.

ZAMAN

Bu haber 06/10/2007 tarihinde eklenmiştir.

Bu haberi paylaşın

Yorum Yaz

Bilgileriniz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu

 
 
Üye Girişi
Albümler
 

Enstrumental Radyo
Reklam Radyosu
Türkçe Pop Radyo