ALTIN PORTAKAL KIRAN KIRANA GEÇECEK!
44. Altın Portakal Film Festivali yine kıran kırana bir yarışmaya sahne olacak. 12 filmin yer aldığı Ulusal Yarışma’da ‘Yumurta’, ‘Yaşamın Kıyısında’ ve ‘Rıza’ gibi yapımların yanı sıra ‘Mülteci’, ‘Saklı Yüzler’ gibi sürpriz yapma potansiyeli çok yüksek yapımlar yer alıyor.
Sinema dünyası, ekim ayıyla birlikte âdet olduğu üzere Altın Portakal heyecanına kaptırdı kendini. Bu yıl Ramazan nedeniyle 19-28 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 44. Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma’da yarışacak filmlerin açıklanmasıyla da heyecan iyice katmerlendi açıkçası.
Malum, artık festivalde birkaç filmin seribaşı olduğu bir yarışma gerçekleşmiyor. Bunun sebebi özellikle en iyi filme verilen 300 bin YTL. Bu ödül festivali bir çekim merkezi haline getiriyor. Farklı tarzlarda ve türlerde film çeken yönetmenler festivale katılmak istiyor. Bu yıl 20’den fazla filmin yarışmaya katılmak için başvuru yapması da bunun bir kanıtı. Fakat festivali düzenleyen TÜRKSAK yarışmayı 12 filmle sınırlı tutuyor. Bu tabii bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Geçen yıl DVD’si çıkmış ya da televizyonda gösterilmiş filmleri yarışmaya almadığı için eleştirilen TÜRSAK, ki bu haklı bir tavırdı, bu yıl da yarışma filmlerini belirleyen ön jüriyi gizli tutmakla ve jürinin filmleri seçme kriterlerini açıklamamakla eleştiriliyor. Mesela sinemamızın önemli yönetmenlerinden Ümit Ünal, yeni filmi ‘Ara’nın yarışmada yer almamasına itiraz ederek bundan sonra Altın Portakal Film Festivali’ne katılmayacağını açıkladı. Ona tam destek olan Ali Özgentürk de sinema dünyasını Ümit Ünal’a destek vermeye çağırdı.
Yarışacak 12 filme baktığımız zaman kalitesi yüksek ve bol rekabetli bir yarışma gerçekleşeceğini söylemek hiç de zor değil. Sekiz filmin Türkiye prömiyerini yapacağı Altın Portakal’da, Cannes, Berlin gibi önemli festivallerde gösterilerek ödül alan filmlerin ve şimdiye kadar hep kalburüstü çalışmalara imza atmış yönetmenlerin yeni filmlerinin listede yer alması açıkçası festivali iple çekmemize sebep oluyor. Peki bu filmler neler ve Altın Portakal’a uzanma şansları nedir? Biz de eldeki bilgiler ışığında naçizane bunu değerlendirmek istedik. Ama tabii kararı Genco Erkal başkanlığında Mehmet Açar, Zeki Demirkubuz, Mahinur Ergun, Uğur İçbak, Nida Karabol, Hale Soygazi, Cem Yılmaz ve Emrah Yücel’den oluşan jüri verecek.
Adem’in Trenleri: Barış Pirhasan’ın yönettiği, martta gösterime çıkan filmde Ramazan ayında bir tren istasyonuna gelen bir imamla karısının ilişkileri anlatılıyor.
Mutluluk: Zülfü Livaneli’nin aynı adlı kitabından Abdullah Oğuz’un sinemaya uyarladığı film, Türkiye’nin panoramasını çizme iddiasında. Töre cinayetlerinden entelektüellerin çıkmazlarına, kadın-erkek ilişkilerine kadar sorunlu konular eşeleniyor filmde, ama Türkiye’nin güzel görüntüleri eşliğinde.
Yumurta: Semih Kaplanoğlu’nun Yusuf üçlemesinin ilk filmi. Dünya prömiyeri Cannes’da yapılan film açıkçası bu sezonun en önemli bağımsız yapımlarından biri. Bir şairin annesinin ölümü üzerine doğup büyüdüğü kasabaya dönmesiyle yaşadıklarını anlatan filmde Nejat İşler ile Karlovy Vary de en iyi kadın ödülünü alan Saadet Işıl Aksoy başrolde.
İyi Seneler-Londra: Tiyatrocu Berkun Oya’nın ilk filmi. Oya, bir sanatçının Londra’da kâbus gibi geçen bir gününü anlatıyor. Ülkü Duru, Zuhal Olcay ve Hugh Hayes gibi önemli oyuncuları kadrosunda barındıran ‘İyi Seneler-Londra’, İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş ve olumsuz eleştiriler almıştı. Fakat gelen eleştirilere kulak veren yönetmenin filmi elden geçirdiği söyleniyor.
Saklı Yüzler: Handan İpekçi, iki yıldır üzerinde çalıştığı ‘Saklı Yüzler’de töre cinayetleri gibi çok önemli bir konuyu işliyor. İlk gösterimi Antalya’da yapılacak film, aynı zamanda Avrasya Film Festivali’nde de yarışıyor.
Janjan: Yönetmen Aydın Sayman da töre sorununa el atıyor ‘Janjan’la. Fakat o, Ege taşrasını mesken tutmuş. Genç oyunculardan oluşan bir kadroya sahip film, 12 Ekim’de gösterime girecek ve Sayman’ın o zaman nasıl bir film yaptığını görebileceğiz.
Münferit: Dersu Yavuz Altun’un ilk filmi. Bir kasabada yaşanan cinayetler üzerinden birey-devlet ilişkisi sorgulanıyor. Tiyatro kökenli yönetmen, filmiyle bizi meraklandırıyor açıkçası.
Mülteci: Reis Çelik, yine bir politik filmle karşımıza çıkacak. Güneydoğu’da üzerine atılan bir suç nedeniyle Almanya’ya kaçan ve orada mülteci olarak yaşamak zorunda kalan bir gencin öyküsünü anlatıyor .
Rıza: ‘Hiçbiryerde’de toplumsal vicdanımıza parmak basan Tayfun Pirselimoğlu, ‘Rıza’da bir kamyon şoförünün üzerinden kişisel vicdanımızdaki günahların varlığına dikkat çekiyor.
Yaşamın Kıyısında: Fatih Akın, Cannes’da en iyi senaryo ödülü aldığı filminde altı insanın Almanya-Türkiye hattında kesişen öykülerini anlatıyor. Yurtdışından gelen olumlu eleştiriler ışığında festivalin favorileri arasında olduğunu söyleyebiliriz.
Sis ve Gece: Turgut Yasalar’ın yönettiği film, festivalin ikinci edebiyat uyarlaması. Ahmet Ümit’in çok satan polisiye kitabına sırtını dayayan yapımda bir istihbarat elemanının kaybolan sevgilisini araması öyküleniyor.
Zeynep’in Sekiz Günü: Uzun zamandır film çekmeyen Cemal Şan, takıntılı bir kızın aşık olmasıyla yaşadığı bunalımı anlatıyor. Bu yaz çok kısa sürede çekilen ‘Zeynep’in Sekiz Günü’ hakkında bir şey söylemek zor.
Zaman
Reklam Alanı
http://www.izmirkizlari.com/
http://www.minamerve.com/
http://www.annemevlenecek.com/
http://www.russianturksingles.com/
http://www.doktorundunyasi.com/
http://www.alevidunyasi.com/
http://www.turkabdgirisimcisi.com/
http://www.zenginhatun.com/
http://www.engellilerevleniyor.com/
http://www.berfinizdivac.com/
http://www.konyalilarevleniyor.com/
http://www.acilhost.com/
http://www.denizweb.net/
Bu haber 08/10/2007 tarihinde eklenmiştir.